Her davetin başköşe konuğu olursunuz. Siz olmadan en ufak bir faaliyet yapmaz özellikle telefon üstüne telefon edilir nerde kaldın bak başlayacağız ama seni bekliyoruz denilir. Diğer sayıda güzel şeyler yazmanız için ne yalakalıklar yaparlar, Bu şatafatlı gösteriyi nasıl yapıyorsun nereden buldun diye sorulmasın diye samimiyetler kurulur, gizli ilanlar verilir daha neler neler yapılır. Yeterki siz onların sözünden çıkmayın, görmeyin, aleyhlerinde yazmayın, duymayın, duyurmayın, konuşmayın, konuşturmayın bakın en popüler en sevilen gazeteci nasıl olunuyor görün.
Başlıkta siyasetçi gazeteci sevmez dememize rağmen önüne "Acemi" ekini koymayı ihmal etmedik. Ülkemizde mesleği gazeteci olan "Gazeteci Siyasi" oldukça da boldur. Bunların içinde Başbakanlık yapan Bülent Ecevit, Dışişleri Bakanlığı yapmış İsmail Cem, CHP Genel Başkanlığı yapan Altan Öymen gibi daha nicelerini sayabiliriz.
Gazeteci Siyasetçi ilişkisi seçim öncesi büyük aşklar yaşarlar. Her seçim öncesi seviyeli kırk yıllık ahbap çavuş olur, özellikle siyasetçi tarafından sevilir hoş görülür siyasetçi-gazeteci ilişkisi.
Bu dönemde "Siyasetçi gazeteci" dostluğu bir yol ayrımından çıkmış değerler yükselmiş olur. Bazı gazeteciler hah işte tam zamanı sen beni 5 sene bekletiyorsun bak beklediğim gün geldi der.
Seçim dönemlerinde umumiyetlede rakip olunmamaya çalışılır. Usta siyasetçi her zaman olduğu gibi seçimin bitip dizginleri eline almayı büyük bir sabırla bekler. Siz bakmayın bu ilişkinin böyle mülayim mülayim sürdüğüne, Seçim zamanı başlayan bu ilişki ya dostluk artarak sürecek yâda dostluk bozulacaktır. Usta siyasetçiler kolay kolay gazetecilerle kötü olmazlar, fakat acemi siyasetçilerle ilişkiler genelliklede uzun sürmez, Acemi siyasetçi sabırsızdır, kaptığı koltuğun forsunu abartır kendini toplumun önünde görmeye başlar çok açık verir gazetelere malzeme olur doğal olarak ilişkiler bir kaç ay içinde bozulur.
Gazetecilerin iktidar siyasileri için göze batacak kadar sivrilmesi durumunda ise; Basın susturulması gereken gereksiz bir "şey" olur. Hele ki araştırmacı gazeteci veya köşe yazarıysanız yandı gülüm keten havla! Önce ilanlar kesilir. Sonra reklam verenlere baskı yapılır verilmesin diye, o da tutmazsa başlar sağda solda senin nasıl kötü bir gazeteci olduğundan tutunda neler neler artık hayal gücüne kalmış atmanın sonu yok. Taktikler birbirini izler, rakip gazeteler desteklenmeye başlanıp olmayan isimsiz gazeteler gizli desteklenir, alenen desteklenir.
Tecrübeli olsa aslında basınla iyi geçinir zira seni en iyi topluma anlatacak basındır.
Yine de siz bakmayın yukarıdaki yazdıklarıma! Siyasetçiler aslında gazetecileri severler!
Eğer muhalefetteyseler.
Eğer başlarına bir şey geldiyse.
Eğer iktidar onlara aman vermiyorsa bal gibi de severler.
Fakat muhalefetteyken gazetecileri seven siyasetçiler iktidara geldiklerinin ilk zamanlarında gazeteciliğe karşı saygıda sevgide kusur etmemeye önem verirler.
Gel zaman git zaman "iktidar rehaveti üzerlerine çöker. O bizim muhterem Gazeteci dostu siyasetçi ağabeyimiz/ablamız oflayıp puflamaya başlar. Çünkü falsosu bol açığı çoktur. Korku bacayı sarmış ne edeceğini bilmez hale gelmiştir. Özlemler ortaya çıkmış bastırılmış talepler için zemim hazırdır.
O sırdaş gazeteci o bilinmez arzuları bilmekte, varılmak istenen yolun sonunu görmektedir. Öyleyse ilk diskalifiye edilen o gazeteci olmalıdır. Öyleyse ilk onun işi bitirilmelidir.
Zaman artık yol ayırma zamanıdır. Ya ilkeli dik duracaksınız, yada önünüze atılanı kabul edecek ve ilkelerinizden taviz vereceksiniz.
Ya meslek ilkelerine sarılıp, dostluğu bitireceksin, ya da siyasetçiyle dostluğu seçip, yaptığın işi bırakacaksın!
Biz karar verdik, yerimizdeyiz…
|
|